VISUAL POETRY
Glass Lips visual poetry denilen görsel imgelerle şiir yazma işine soyunmus photo-play şeklinde bir film.
Film bir şizofren şairin yasadiklarini akıl hastanesinden onun beyninden geçtiği gibi veriyor. Düşünmenin imgesel boyutta olduğu ve olayların bu imgeler, görüntülerle hafızada yer ettiğini gözler önüne seriyor. Ağır olmasına rağmen, sonuna kadar dikkatim dağilmadi. Bir cok sahne bir sanat eseriydi. Yonetmenin kendisi kolay bir seyir olmayacak diye bastan uyardi. Diyalog yok, konusma yok. Ama söze ne hacet, hersey acikca anlatildi. Aslinda imgeler, simgeler, diger bir ifadeyle belirtkeler artık o kadar standartlasmis ki görsel imgelerle ciddi ciddi sözsüz iletisim kurulabilir hale gelinmiş.
Yeni doğmus bebeğin kayaliklarda ağlamasi,
anne ve bebegin bir koltukta ciplak oturmasi, ve arka planda oda orkestrasinin cok guzel bir parca calması,
dag manzarası olan bir fotografi şizofren şairin eliyle ikiye ayırdığında, fotografın kagıt yapısının hışırtısının kaya seslerine donüşmesi, giderek bu sesin siddetlenip yukarlardan kafasına taş yagmasi, fotoğraftaki tahripin odada da meydana gelmesi,
bir tablonun onu seyreden seyircileri tarafindan canlandırılması çok basarili sahnelerdi….